
Aynadaki Ebediyet
Aynadaki fısıltıların ardındaki korkunç gerçek ortaya çıkıyor. Bir zamanlar cinle mücadele eden kahramanlar, şimdi sonsuza dek aynanın içinde hapsolmuş durumda. Kötülük galip geldi ve umutlar tükendi.
Die Botschaft
Kaderin kaçınılmazlığı üzerine düşünme
Die Helden
- Arda
- Elif
- Cinn-i Azazel

Kapitel 1
Aynanın soğuk yüzeyine dokundum. Parmaklarım camın üzerinde kayarken, içimdeki ürperti daha da arttı. Dedem ve babaannemin kayboluşunun üzerinden aylar geçmişti. Polisler davayı kapatmıştı ama ben onların bir cin tarafından aynaya hapsedildiğine emindim. Bu eski konaktaki her şey, o lanetli aynaya çıkıyordu.
Elif yanıma yaklaştı. "Emin misin Arda? Belki de sadece kabullenmeliyiz…"
"Kabullenemem Elif! Onlar burada, hissediyorum. Aynanın içinde bir yerde…"

Kapitel 2
Aynanın üzerindeki tozları silmeye başladım. Yüzey berraklaştıkça, içinden fısıltılar yükselmeye başladı. Önce çok hafiflerdi, sonra gittikçe daha belirgin hale geldiler. Dedemin ve babaannemin sesleriydi bunlar. "Yardım et… Kurtar bizi…"
Elif irkilerek geri çekildi. "Arda, bu… bu gerçek olamaz!"
"Gerçek Elif, hem de ta kendisi. Onları kurtaracağız." Gözlerimi aynadan ayırmadan konuştum. Kalbim hızla çarpıyordu. Korku ve umut birbirine karışmıştı.

Kapitel 3
O gece, aynanın karşısında sabaha kadar nöbet tuttum. Elif de yanımdaydı. Ara sıra uyuya kalsa da, beni yalnız bırakmamıştı. Güneşin ilk ışıkları odaya sızarken, aynanın yüzeyinde bir hareketlilik fark ettim. Sanki içindeki dünya canlanıyordu.
Birden, aynanın içinden karanlık bir el uzandı. Elif çığlık attı. Ben ise şaşkınlıkla elimi uzattım. El, elimi yakaladı ve beni aynanın içine doğru çekmeye başladı.
"Arda!" Elif'in çaresiz haykırışını duydum.

Kapitel 4
Aynanın içindeki dünya, kabus gibiydi. Her yer karanlık ve sisliydi. Dehşet verici yaratıklar etrafta dolaşıyordu. Dedemi ve babaannemi bir köşede, bitkin halde otururken buldum. Onları kurtarmak için Cinn-i Azazel'i yenmem gerekiyordu.
"Arda, kaç! Burası çok tehlikeli!" dedi dedem.
"Sizi bırakmayacağım!" diye bağırdım. O sırada, Cinn-i Azazel karanlığın içinden belirdi. Gözleri kan kırmızısıydı ve ağzından alevler çıkıyordu.

Kapitel 5
Cinn-i Azazel üzerime saldırdı. Güçlü bir ışık huzmesiyle kendimi korudum. Elif'in bana verdiği kutsal muskaları kullanarak cinin gücünü zayıflatmaya çalıştım. Ama cin çok güçlüydü. Beni yere serdi ve boğazımı sıkmaya başladı.
"Siz insanlar, her zaman aynı hatayı yapıyorsunuz. Umut etmek… Umut sadece acıyı uzatır." dedi Cinn-i Azazel.
Gözlerim kararmaya başladı. Tam o sırada, Elif aynanın diğer tarafından bir şeyler fırlattı. Gümüş bir hançer, cinin kalbine saplandı.

Kapitel 6
Cinn-i Azazel bir çığlık atarak yok oldu. Ayna dünyası parçalanmaya başladı. Dedem, babaannem ve ben, kendimizi tekrar gerçek dünyada bulduk. Elif bize sarıldı. Kurtulmuştuk.
Ama aynadaki ebediyetin izleri, hepimizde kalmıştı. Kötülük her zaman bir yerlerde pusuda bekliyordu ve biz, buna karşı tetikte olmak zorundaydık.
O günden sonra, o lanetli aynayı sonsuza dek ortadan kaldırdık. Ama fısıltıları, hala kulaklarımda çınlıyordu…







