
Geçmişe Dönüş
Eren, annesinin ölümünü engellemek için zamanda yolculuk yapar, ancak geçmişi değiştirmenin beklenmedik sonuçlarıyla yüzleşir.
La moraleja
Zaman yolculuğunun paradokslarını anlama
Los héroes
- Eren
- Ayşe Hanım
- Prof. Demir

Capítulo 1
Laboratuvarın loş ışıkları altında, zaman makinesi titrek bir şekilde enerjiyle doluyordu. Ben, Eren, 17 yaşındaydım ve hayatımın en çılgın kararını vermek üzereydim. Annemi kaybetmiştim ve bu acıyla yaşamaktansa, geçmişe dönüp her şeyi değiştirmeye kararlıydım. Prof. Demir'in notlarını ve icatlarını kullanarak bu makineyi inşa etmiştim. Amacım, annemin ölümüne neden olan o lanetli yıla, 2015'e geri dönmekti.
“Emin misin Eren?” diye sordu Prof. Demir, sesi endişeyle doluydu. “Zamanla oynamanın sonuçları tahmin edilemez olabilir.”
“Başka çarem yok,” diye cevapladım kararlılıkla. “Annemi kurtaracağım.”

Capítulo 2
Makine gürültülü bir şekilde çalışmaya başladı. Etrafımdaki ışıklar parladı ve bir girdabın içine çekildim. Başım dönüyordu, midem bulanıyordu. Sonra, her şey aniden duruldu. Gözlerimi açtığımda, kendimi 2015 yılının İstanbul'unda, annemle yaşadığımız o eski evin önünde buldum. Hava soğuktu ve yapraklar sararmıştı.
Kalbim deli gibi çarpıyordu. Kapıyı çaldım. Annem, Ayşe Hanım, kapıyı açtı. Beni karşısında görünce şaşırdı. Ben de şaşırmıştım, çünkü onu en son gördüğümde çok daha hasta ve bitkindi. Şimdi ise, karşımda sağlıklı ve genç bir kadın duruyordu.
“Eren? Ne işin var burada?” diye sordu annem, şaşkınlıkla.

Capítulo 3
“Anne, ben… Ben sadece seni görmeye geldim,” diye kekeledim. Ona sarılmak istiyordum ama bir şey beni durduruyordu. Geçmişi değiştirmek ne gibi sonuçlar doğuracaktı? Bu sorunun cevabını bilmiyordum.
Annem beni içeri davet etti. Ev aynıydı, her şey yerli yerindeydi. Sanki zaman durmuştu. Annem bana çay demledi ve birlikte oturduk. Ona kendimden bahsetmek istiyordum ama geleceği anlatmamın imkansız olduğunu biliyordum.
O gün, annemle birlikte geçirdiğim her saniye benim için çok değerliydi. Onunla konuşmak, gülmek, sadece yanında olmak… Bunlar, bana hayatımın en güzel anıları gibi geliyordu.

Capítulo 4
Günler geçti. Annemin hastalığının belirtilerini araştırmaya başladım. Doktor raporlarını inceledim, ilaçlarını takip ettim. Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyordum. Ancak, ne kadar çabalasam da, kaderin önüne geçemeyeceğimi biliyordum. Bir gün, annem aniden rahatsızlandı. Aynı belirtiler, aynı süreç… Her şey tekrar yaşanıyordu.
Onu hastaneye götürdüm. Doktorlar ellerinden geleni yaptılar ama fayda etmedi. Annem, yine o aynı odada, o aynı yatakta yatıyordu. Gözlerimden yaşlar akıyordu. Ne yaparsam yapayım, onu kurtaramamıştım.
“Eren… Üzülme,” dedi annem, sesi titrek bir şekilde. “Benim için her şeyi yaptığını biliyorum. Ama bazen, bazı şeyler değişmez.”

Capítulo 5
Annem vefat etti. Aynı acı, aynı kayıp… Her şey tekrar yaşandı. Zamanı değiştirememiştim. Belki de, bazı şeylerin olması gerektiği gibi olduğunu kabullenmem gerekiyordu. Prof. Demir'in haklı olduğunu anladım. Zamanla oynamak, sadece daha fazla acı getiriyordu.
Zaman makinesiyle geri döndüm. Laboratuvarın loş ışıkları altında, makine yine titrek bir şekilde çalışıyordu. Ama bu sefer, içimde farklı bir duygu vardı. Pişmanlık değil, kabullenme. Annemi kaybetmiştim ama onunla geçirdiğim o güzel anıları sonsuza kadar kalbimde saklayacaktım.
Prof. Demir bana sarıldı. “Üzgünüm Eren,” dedi. “Ama umarım, bu sana bir ders olmuştur.”
“Evet,” diye cevapladım. “Geçmişi değiştiremeyiz ama geleceği şekillendirebiliriz.”







