
Ayşe, lisenin basketbol takımının en iyi oyuncusuydu. Topu eline aldığında, sanki sihir yapıyordu. Hızlı, çevik ve isabetli şutlarıyla takımını her zaman zafere taşıyordu. Ama bugün, şampiyonluk maçıydı ve Ayşe'nin üzerinde her zamankinden daha fazla baskı vardı.
Tribünlerde, Mehmet heyecanla maçı izliyordu. Ayşe'ye olan hayranlığı ve sevgisi, onu her zaman desteklemeye itiyordu. O, Ayşe'nin sadece bir arkadaşı değil, aynı zamanda en büyük sırdaşı ve destekçisiydi.



