
Elif, eski bir harabeye benzeyen evin önünde durdu. Burası, son bir ayda üç çocuğun kaybolduğu ve söylentilere göre aynaların içinde bir şeylerin gizlendiği yerdi. Yanında Can, Ayşe ve Demir vardı. Demir, eski bir paranormal araştırmacısıydı ve bu işlere yıllarını vermişti. “Hazır mıyız?” diye sordu Elif, sesi titrek çıkmıştı.
Can, gözlüğünü düzelterek, “Ekipmanlar hazır. EMF ölçer, termal kamera, her şey tamam,” dedi. Ayşe, derin bir nefes alarak, “Umarım bu sefer bir şeyler bulabiliriz. Bu çocuklar…” dedi ve sustu. Demir, “Unutmayın, neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Dikkatli olun,” diye uyardı.




