
Elif, laboratuvarda deney tüplerini incelerken, iklim değişikliğinin etkilerini gösteren son raporu düşünüyordu. Şehirdeki sıcaklık rekorları kırılıyor, kuraklık artıyor ve doğal yaşam alanları yok oluyordu. “Bunu durdurmak zorundayız,” diye mırıldandı kendi kendine. Laboratuvarın kapısı açıldı ve Deniz içeri girdi. “Elif, yeni bir sensör geliştirdim. Atmosferdeki sera gazlarını daha hassas bir şekilde ölçebiliyor,” dedi Deniz heyecanla. Elif’in yüzü aydınlandı. “Harika! Bu verilerle daha etkili projeler geliştirebiliriz.”
Ayşe, okulun bahçesinde bir araya topladığı arkadaşlarına çevre sorunlarını anlatan bir konuşma yapıyordu. “Sanat, farkındalık yaratmanın en güçlü yollarından biri,” diyordu Ayşe, elindeki pankartı göstererek. Pankartta, eriyen buzulları ve susuz kalan toprakları resmetmişti. Can, kalabalığın arasından sıyrılarak Ayşe’nin yanına geldi. “Ayşe, belediye ile görüştüm. Parklara güneş enerjisi panelleri kurmak için izin aldık. Bu sayede hem enerji tasarrufu sağlayacağız hem de insanları bilinçlendireceğiz.”







