
Elif ve Can, yaz tatilinde dedelerinin köyünü ziyarete gitmişlerdi. Bir gün, köyün dışında, yemyeşil bir tarlanın ortasında eski bir kuyu keşfettiler. Kuyu, taşlarla örülmüş ve üzeri tahtalarla kapatılmıştı. Can, merakla kuyunun içine bakmak istedi.
Elif ve Can, gizemli bir kuyuya düşerler ve eve dönmek için bilmeceleri çözmek zorundadırlar.

Elif ve Can, yaz tatilinde dedelerinin köyünü ziyarete gitmişlerdi. Bir gün, köyün dışında, yemyeşil bir tarlanın ortasında eski bir kuyu keşfettiler. Kuyu, taşlarla örülmüş ve üzeri tahtalarla kapatılmıştı. Can, merakla kuyunun içine bakmak istedi.

Can, tahtaları kaldırdı ve tam o sırada, kuyudan bir su fışkırdı! Su, Elif ve Can'ı içine çekti. Gözlerini açtıklarında, kendilerini karanlık ve nemli bir yerde buldular. Etraflarına baktıklarında, bunun bir kuyu olduğunu anladılar, ama bu sıradan bir kuyu değildi. Kuyunun duvarları parlıyordu ve havada tuhaf bir uğultu vardı.
Birden, kuyunun derinliklerinden bir ses duyuldu: "Merhaba çocuklar! Buradan kurtulmak istiyorsanız, bilmecelerimi çözmelisiniz!" Elif ve Can, birbirlerine baktılar. Korkmuşlardı ama aynı zamanda meraklıydılar. Can, cesaretini topladı ve "Peki, bilmecelerin ne?" diye sordu.
Kuyu, ilk bilmecesini sordu: "Hangi ağaçta meyve yoktur?" Elif düşündü, taşındı ve sonunda cevabı buldu: "Gölgelik ağacında!" Kuyu, memnuniyetle gülümsedi (eğer bir kuyunun gülümsemesi mümkünse): "Doğru cevap! Bir bilmece daha!"

Kuyu, ikinci bilmecesini sordu: "İçi su dolu, dışı duvarlı?" Can hemen cevapladı: "Karpuz!" Kuyu, kahkaha attı: "Aferin çocuklar! Son bir bilmece!"
Kuyu, son bilmecesini sordu: "Benim bir ağzım var ama konuşamam, benim bir yatağım var ama uyuyamam?" Elif ve Can, birlikte düşündüler. Sonunda, Elif bağırdı: "Nehir!"


Kuyu, büyük bir gürültüyle sarsıldı. Duvarlar açıldı ve güneş ışığı içeri sızdı. Elif ve Can, kendilerini tarlanın kenarında buldular. Kuyu yok olmuştu. Sadece yemyeşil çimenler ve kuş sesleri vardı. Birbirlerine sarıldılar ve dedelerine olanları anlatmak için köye koştular.
O günden sonra, Elif ve Can, kuyunun sırrını kimseye anlatmadılar. Ama her yaz, o tarlayı ziyaret ettiler ve gizemli kuyuya bir teşekkür fısıldadılar.
Zeki, meraklı, yardımsever.
Mavi gözlü, örgülü kahverengi saçlı, neşeli bir kız.Cesur, esprili, araştırmacı.
Kısa siyah saçlı, hafif yaramaz gülüşlü, meraklı bir çocuk.