Ben Ayşe, küçük bir köyde yaşayan, müziğe tutkuyla bağlı bir kızım. Her gün, babamın eski kemanını alır, saatlerce çalar, hayal kurardım. Rüzgarın fısıltılarını, ağaçların şarkılarını dinler, kendi melodilerimi bestelerdim. Bir gün, ormanın derinliklerinde yürürken, garip bir ses duydum. Bir çalının altında, eski görünümlü bir çello gördüm. Parmaklarım tellere değdiğinde, rüzgar çelloda büyülü bir melodi çalmaya başladı.
Bu, büyülü bir çelloydu! Rüzgarın esintisine göre melodiler üretiyordu. Üzerinde, eski harflerle yazılmış bir yazı vardı. Ne yazdığını anlayamadım ama çello sanki bana doğru eğilip fısıldıyordu: 'Doğanın ritmini keşfet!'
Çello, sanki canlanmış gibiydi. Gövdesi pürüzsüz ve sıcak, tınısı ise büyüleyiciydi. Birkaç nota çaldığımda, etrafımdaki ağaçlar dans etmeye başladı. Kuşlar, bana eşlik edercesine şarkılar söylemeye başladı. Bu çello, sadece bir müzik aleti değildi; doğanın kalbiydi!
Ne yapacağımı bilmiyordum. Bu büyülü çello, hayatımı sonsuza dek değiştirecekti. Acaba bu çello ile neler başarabilirdim? Bunu öğrenmek için ormanın derinliklerine doğru ilerledim. Peki, ormanda beni neler bekliyordu?




